Archive for Ekim, 2010

Kaplanlar vahşi hayatta bulunan en büyük kedi türüdür. Kaplanlar kamuflajlarının uygun uyum sağladığı ve hızlı ya da daha çevik avları yakalamalarının daha kolay olduğu ormanlarda ve otlaklarda yaşarlar.

Devamı »

Bazı canlılar dünyaya geldikleri zaman annelerine benzerken bazıları da benzemezler. Ana canlıya benzemeyen canlılar gelişim dönemleri süresince başkalaşım geçirerek ana canlıya benzerler. Mesela kurbağaların ve böceklerin yumurtadan çıktıktan sonra yapısal değişikliğe uğrayarak ana canlıya benzer hale gelmesine başkalaşım denilmektedir.

Bazı canlılar ise bunun tam tersine dünyaya geldiklerinde ana canlıya benzer. Başkalaşım geçirmeyen canlılara örnek vermek gerekirse memeli hayvanlar ( köpek, kedi, inek, at, geğik, ayı, kurt gibi…. ) kuşlar, balıklar, yılanlar, kertenkeleler başkalaşım geçirmezler.

Devamı »

Malta Keçisi (Maltız Keçisi) Sütçül bir keçi ırkıdır. Malta Adasında geliştirilmektedir. Türkiye’de Ege Akdeniz kıyı şeridinde özellikle İzmir çevresinde,Çeşme ve Kuşadası çevresinde yetiştirilir.

Malta Keçileri genellikle kahverengi vaya alaca dır. Bazen de kahverengi, siyah ve siyah alaca olanlarıda görünür. Deri ince,vücudu örten kıllar kısa ve ve incedir. Kulaklar sarkık ve uzun, boyunda küpeler bulunur ve boyun ince ve uzundur. Omuz geniş, iskelet kuvvetlidir. Memeler gelişmiş, meme damarları belirgindir. Vücut önden arkaya doğru genişler.Tüm süt keçilerinde aynı özellik vardır. Malta keçi orta büyüklükte bir keçi ırkı dır. Canlı ağırlığı 40-45 kg, laktasyon süt verimi, 400-450 kg, sütte yağ oranı %3.5-4.0, bir Batında oğlak sayısı % 1.7-1.8, laktasyon süresi 200-220 gün dür.

Şap hastalığı ülkemizde ihbarı mecburi hastalık olması sebebiyle hastalığın görüldüğü bölgelerde tarım il ve ilçe müdürlüklerine haber verilmelidir. Şap hatalığı ile mücadelede esas salgının yayılmasını önlenmesidir. Bu hastalıktan koruma için hayvanların kesinlikle birbirinden ayrılması ve tecrit edilmesi önerilirken hayvan hareketleri kontrol altına alınmalıdır. Sürüye yeni alınan hayvanlar karantinaya alınmadan sürüye dahil edilmemesi gerekir. Hastalığın yerleşik olduğu ülkelerde hayvan hareketlerinin kontrolünün yanı sıra sistemik olarak koruyucu aşı uygulamaları yapılmalı. Aşı uygulamaları yılda iki sefer ve hastalığın tipine uygun olması şarttır.

Şap hastalığı yüksek ateş, iştahsızlık ile başlar vücut sıcaklığı iki gün içinde düşer. 2-3 günde ağızda (dil ucu üzeri ve yanlarında,diş etlerinde,dudakların iç kısmında,yanaklarda,burun delikleri civarında ve memelerde) küçük kabarcıklar meydana gelir. Hayvanaların ağızlarından iplik şeklinde salya akar yemi güçlükle ağzına alır ve çiğner sulu ve yumuşak gıdaları almayı tercih eder hayvanlar çoğu kez ağızlarını şapırdatırlar. Ağız açıldığında dil üstü ve yanak sıyrıntıları görülür.Bu sıyrılan dokular birkaç gün içerisinde iyileşir.Tırnak arasında ve tırnağın deri ile birleştiği kısında yaralar meydana gelir, tırnak düşebilir,hayvan topallar ve hayvan ayakta duramayacak hale gelir ve yatar. Hastalık aylarca devam edebilir. Meme başlarında çıkan yaralar ağrılıdır hayvan buzağının emmesine ve sağıma izin vermez bunu takiben meme yangısı mastitis şekillenebilir memenin kör olmasına sesbeb olur.Gebe hayvanlarda düşüklere (Abort) ve daha sonra gebe kalmamaya bağlı sürüden çıkarmaya sebeb olur, süt emen buzağılarda hastalık ani ölümler görünür. Hastalığın belirtilerinin ortaya çıkmasına zaman kalmayabilir.Şap hastalığının salgın seyrettiği ve yeni çıkan tip olması durumunda o bölgedeki mevcut hayvanlar o tipe karşı bağışık değil ise yapılan aşının korumadığı yıllarda ağır ekonomik kayıplara sebep verir,tedavi giderlerini yükseltir. Erişkin sığırlarda bile kalbi etkilemesinden dolayı (kalp yetmezliğine bağlı) hiç belirti göstermeden ani ölümler olur. Bu gibi hayvanlarda genel durum birden bozulur titremeler, diş gıcırtısı ve solunum güçlüğü dikkati çeker. Hastalığı atlatan hayvanlarda 10 – 12 ay süreyle şap hastalığına karşı bağışık sistemi güçlenir. Şap hastalığına karşı etkili bir sağıtım yoktur. Ağız içi yaraların tedavisi için %1 lik sodyum hidroksit ya da çamaşır sodası iyotlu antiseptikler sodyum bikarbonat gibi maddelerle günde en az 2-3 kez olmak üzere, tırnak arası ve memeler sık sık dezenfektan sıvılar ile yıkanmalıdır. Hayvanların dirençlerini artırmak için vitamin(A-C) verilmelidir.


araba resimleri resim oto manzara resimleri güzel manzara araba resimler araba Gizlilik