İnek Kategorisi

Brahman sığırı Hindistan kökenli bir sıpır türüdür. Çevre şartlarına çok çabuk uyum sağlaralarAz beslenmede, hastalıkta, zor hava şartlarında ve bakımsızlığa çok dayanıklı bir hayvan türüdür. Bu özelliklerinden dolayı yerli halkın inancından dolayı bu sığır ırkına halk ” Hindistan’ın kutsal ineği ” demektedir.

Brahman Sığırının Başlıca Özellikleri

* En belirgin özelliği boyun’un üzerindeki hörgücüdür.
* Gri, kırmızı ve siyah’a yakında renklerde olurlar. Çoğunluk gri’dir. Erkekler 1-2 ton daha koyu renktedirler.
– Yavrular küçük doğar ve hızla gelişir.
– Bu ırk diğer ırklara göre daha fazla terler. Bu da hayvana has bir koku verir.
– Akıllı, meraklı ama insan’a çekingen dirler.
– Annelik içgüdüsü diğer sığır ırklarından daha fazladır.
– Köklü ve gelişmiş boynuzlara sahiptirı vardır
– Kısa tüylere sahipdiler.
– Derisi parlaktır ve özellikle güneşte daha belirginleşir.
– Sarkık derilidir.

Devamı »

Şap hastalığı ülkemizde ihbarı mecburi hastalık olması sebebiyle hastalığın görüldüğü bölgelerde tarım il ve ilçe müdürlüklerine haber verilmelidir. Şap hatalığı ile mücadelede esas salgının yayılmasını önlenmesidir. Bu hastalıktan koruma için hayvanların kesinlikle birbirinden ayrılması ve tecrit edilmesi önerilirken hayvan hareketleri kontrol altına alınmalıdır. Sürüye yeni alınan hayvanlar karantinaya alınmadan sürüye dahil edilmemesi gerekir. Hastalığın yerleşik olduğu ülkelerde hayvan hareketlerinin kontrolünün yanı sıra sistemik olarak koruyucu aşı uygulamaları yapılmalı. Aşı uygulamaları yılda iki sefer ve hastalığın tipine uygun olması şarttır.

Şap hastalığı yüksek ateş, iştahsızlık ile başlar vücut sıcaklığı iki gün içinde düşer. 2-3 günde ağızda (dil ucu üzeri ve yanlarında,diş etlerinde,dudakların iç kısmında,yanaklarda,burun delikleri civarında ve memelerde) küçük kabarcıklar meydana gelir. Hayvanaların ağızlarından iplik şeklinde salya akar yemi güçlükle ağzına alır ve çiğner sulu ve yumuşak gıdaları almayı tercih eder hayvanlar çoğu kez ağızlarını şapırdatırlar. Ağız açıldığında dil üstü ve yanak sıyrıntıları görülür.Bu sıyrılan dokular birkaç gün içerisinde iyileşir.Tırnak arasında ve tırnağın deri ile birleştiği kısında yaralar meydana gelir, tırnak düşebilir,hayvan topallar ve hayvan ayakta duramayacak hale gelir ve yatar. Hastalık aylarca devam edebilir. Meme başlarında çıkan yaralar ağrılıdır hayvan buzağının emmesine ve sağıma izin vermez bunu takiben meme yangısı mastitis şekillenebilir memenin kör olmasına sesbeb olur.Gebe hayvanlarda düşüklere (Abort) ve daha sonra gebe kalmamaya bağlı sürüden çıkarmaya sebeb olur, süt emen buzağılarda hastalık ani ölümler görünür. Hastalığın belirtilerinin ortaya çıkmasına zaman kalmayabilir.Şap hastalığının salgın seyrettiği ve yeni çıkan tip olması durumunda o bölgedeki mevcut hayvanlar o tipe karşı bağışık değil ise yapılan aşının korumadığı yıllarda ağır ekonomik kayıplara sebep verir,tedavi giderlerini yükseltir. Erişkin sığırlarda bile kalbi etkilemesinden dolayı (kalp yetmezliğine bağlı) hiç belirti göstermeden ani ölümler olur. Bu gibi hayvanlarda genel durum birden bozulur titremeler, diş gıcırtısı ve solunum güçlüğü dikkati çeker. Hastalığı atlatan hayvanlarda 10 – 12 ay süreyle şap hastalığına karşı bağışık sistemi güçlenir. Şap hastalığına karşı etkili bir sağıtım yoktur. Ağız içi yaraların tedavisi için %1 lik sodyum hidroksit ya da çamaşır sodası iyotlu antiseptikler sodyum bikarbonat gibi maddelerle günde en az 2-3 kez olmak üzere, tırnak arası ve memeler sık sık dezenfektan sıvılar ile yıkanmalıdır. Hayvanların dirençlerini artırmak için vitamin(A-C) verilmelidir.

Şap hastalığı tüm çift tırnaklı hayvanlarda görülen kontrolü zor yayılması hızlı ve tahribatı çok büyük süt,et kaybı ölümler dolayısıyla büyük ekonomik kayıplara neden olan akut seyirli çok bulaşıcı ve ateşli viral bir hastalıktır. Şap mikrobu dış ortamlarda haftalarca yaşayabidikleri için bulaşma olanakları çok geniştir. Hastalık salya,süt idrar,salya,vücut sıvıları ile bulaşır ve şap mikrobu hayvanlara bulaştıktan sonra (2-3 gün)içinde belirtilerini gösterir.

Türkiyede eti ve sütü için yetiştirilen sığır ırkları şunlar dır.

A – Güney Anadolu Kırmızısı (Kilis Sığırı):

Bu sığır ırkı yaygın olarak Mersin, Adana, Hatay, K. Maraş, Kilis, Gaziantep, Şanlıurfa civarında yetiştiriliyor. Sütü ve etçi sığır ırkları özelliği dolayısıla yetiştirilmektedir.

Sarıdan kırmızıya dönen kıl rengi vardır. Asil ve zarif görünümlüdür. Erkeklerinde hörgüç meydana gelir. Tırnak ve boynuz rengi koyu gridir. Dişilerde boynuz kısa erkeklerde uzun hilal şeklindedir.

Bir laktasyonda süt verimi 4.000 lt. civarında olup sütteki yağ oranı % 4 tür.

Ülkemizin iri yapılı ırklarındandır. Süt ve et verimi yüksektir. Hastalıklara dirençlidir. Sıcak iklim koşullarına adepte olmuştur. Kanaatkar bir sığır ırkıdır. Çok ilkel bakımlarda bile verimi iyidir. Yabancı çevreye uyumu zordur.

Ergin dişilerin canlı ağırlığı ortalama 350 – 450 kg. civarında iken erkeklerin ağırlıkları 550 – 600 kg civarında dır. Beside günlük canlı ağırlık alımı 850 – 900 gr. civarında dır.

B – Yerli Kara Sığır Irkı:

Yerli sığır ırkı Anadolu “nun simgesi olan bir sığır ırkıdır. Yerli kara ya da kara sığır olarakta bilinmektedir.

Yetiştirildiği yer aşağı yukarı Anadolunun her yeridir. Ancak Orta Anadolu “da daha çok yetiştiril mektedir. Küçük yapılı, kısa boynuzlu, fazla kaslı olmayan bir sığır ırkıdır. Eti, sütü ve iş gücünden yararlanmak amacıyla yetiştirilir.

Yetersiz beslenme koşullarında yetişebilen yerli kara cılız ve çelimsizdir. Adı üstünde bütün vücuduna siyah renkli kıllarla örtülüdür. Boynuzlar küçük cılız ve ay şeklinde dir.

Ergin Yerli kara hayvanlarda dişide canlı ağırlık 180 – 280 kg civarında, erkeklerde ise 250 – 400 kg arasında değişir.

Yerli kara sığır ırkı Bir laktasyondaki süt verimi 1.000 – 1.500 lt. civarındadır. Sütteki yağ oranı % 5 tir.

İklim ve hava şartlarına çok çabuk alışır. Her türlü iklim şartına dayanır. Hastalıklara dirençleri diğer hayvanlara göre daha iyidir.

C – Güney Sarısı:

Doğu Akdeniz bölgesinden Şanlıurfa ya ‘kadar olan bölgede yetiştirilin bir sığır ırkı dır. Eti, sütü ve iş gücü için yetiştirilmektedir.

Renkleri, Kirli sarıdan kırmızıya doğru değişen renklere sahiptir. Ufak yapılı bir sığır ırkıdır. Yerli kara ve Doğu Anadolu kırmızısına benzemektedir. Tırnak ve boynuz rengi siyahtır. Ağız ve burun rengi beyazdir.

D – Doğu Anadolu Kırmızısı:

Doğu Anadolu bölgesinde yetiştirilen sığır ırkı dır. Et, süt ve iş gücünden yararlanmak için yetiştirilir.

Doğu Anadolu kırmızısı sığır ırkını vücudu kırmızıya yakın kirli sarı bir renge sahip kıllarla örtülü dür. Boyun ve bacaklar göğüs siyaha yakındır. Tırnaklar gri renkli Boynuz uçları siyahtır. Boynuz hilal biçiminde dir. Boynuz şekli değişik şekillerdede görülebilir.

Hayvanlarda ergin canlı ağırlık ortalaması dişide 250 – 300 kg. Erkeklerde 350 – 450 kg. civarındadır.

Bir laktasyondaki süt verimi 1.000 – 1.500 lt civarında olup, sütteki yağ oranı % 5 tir.

Tam bir mera hayvanıdır. Yetişmiş olduğu bölge şartlarına uyum sağlamıştır. Soğuk hava şartlarında rahatça alışır. Asabi bir yapıya sahiptir. Yabancılara alışmaları zordur. Hastalıklara karşı dirençleri oldukça iyidir.


E – Bozırk sığır ırkı:

Bozırk Marmara ve Ege bölgesinin kuzey kısımlarında yetiştirilir. Verim yönünden süt ve etçi Sığır Irkları özelliği için beslenir.

Beden yapısı sağlamdır. Koyu gri renkte bir sığır ırkıdır. Dişiler erkeklere göre biraz daha açık renklidir.

Hayvanlarda Ergin canlı ağırlık Dişilerde 300 – 350 kg. erkeklerde ise 450 – 500 kg civarıdır.

Bir laktasyonda süt verimi 2.500 – 3.000 lt. civarında olup, sütteki yağ oranı % 4 ila 5, 5 civarıdır.

Sevk ve idaresi zor bir sığır ırkı dır. Hırçın bir sığır ırkı olup, buzağısını görmeden sağdırmaz. Yabancı gördüğü kişilere saldırabilir. Hastalıklara dayanıklıdırlar. Mera ve Yem seçmezler, yetersiz beslenmeye bile dayanıklıdırlar.


araba resimleri resim oto manzara resimleri güzel manzara araba resimler araba Gizlilik